Devamlı namaz kılardı

Devamlı namaz kılardı Seyfeddin-i Faruki, büyük velilerdendir. Binlerce insanların kalbini etti tenvir. Bu zat anlatıyor ki: Tabiin-i kiramdan, Amir ibni Abdullah var idi evliyadan, Namaza durduğunda, geçerdi kendisinden. Tamamen sıyrılırdı, dünya düşüncesinden. Yanında çocukları, bağırıp çağırsalar, Bunlardan, hiç haberi olmazdı zerre kadar. Dediler ki: (Efendim, siz durunca namaza, Hiç dünya düşüncesi gelmez mi yadınıza?) Buyurdu ki: (Allah’ın huzurundayım artık. Başka bir şey düşünmek, hiç olur mu muvafık? Namazlarda, daima şu gelir ki kalbime: Nasıl cevap veririm mahşer günü Rabbime? Cennete mi giderim, yoksa Cehenneme mi? Çok zaman, bu düşünce meşgul eder kalbimi.) Gündüz oruçlu idi, kılardı gece namaz. Bunlardan başka bir şey, vermezdi ona bir haz. Bir kimse, kendisini, gelmiş idi görmeye, Baktı, namaz kılıyor, başladı beklemeye. Selam verip dedi ki: (Safa geldin kardeşim. Biraz çabuk söyle ki, acildir zira işim.) Şaşırdı gelen adam, arz etti ki: (Hayırdır. Bu kadar acil olan ne gibi işin vardır?) (Ölümü bekliyorum) buyurup o gelene, Başka şey söylemeden, namaza durdu yine. Ruhunu, namazdayken vermeyi istiyordu. Bunun için, namazdan çıkmak istemiyordu. Vefatlarından sonra, bir mübarek veliyi, Bir gece, rüyasında görmüştü bir sevdiği. Sordu: (Ne muamele eyledi Allah size?) Buyurdu: (Keşf, keramet gibi neyim var ise, Hiç işe yaramadı onların bir tanesi. Olmadı hiç birinin bana bir faidesi. Yalnız bir gece vakti, iki rekat bir namaz, İmdadıma yetişti, azaptan oldum halas.) Sehl-i Tüsteri vardı, asrının bir tanesi. Ve Zünnun-i Mısri’nin makbul bir talebesi. Namaza, fevkalade verirdi ehemmiyet. Talebesine dahi bunu öğütlerdi hep. Ömrünün sonlarında, nihayet oldu hasta. Eli ve ayakları tutmaz oldu adeta. Lakin günde beş defa, namaz vakitlerinde, Olurdu a’zaları, eski kuvvetlerinde. Yine Hallac-ı Mansur vardı ki evliyadan, O, hep namaz kılardı gece gündüz durmadan. Öyle çok yapardı ki o ibadet ve taat, Her gün namaz kılardı istisnasız bin rekat. Hatta bu âdetini, bir gün aksatmamıştı. Yalnız öldüğü gece, beşyüz rekat kılmıştı.
Bu makale 2017-06-03 19:07:05 eklenmiş ve 133 kez görüntülenmiştir.
Mustafa Çiçekli

Devamlı namaz kılardı

Seyfeddin-i Faruki, büyük velilerdendir.
Binlerce insanların kalbini etti tenvir.

Bu zat anlatıyor ki: Tabiin-i kiramdan,
Amir ibni Abdullah var idi evliyadan,

Namaza durduğunda, geçerdi kendisinden.
Tamamen sıyrılırdı, dünya düşüncesinden.

Yanında çocukları, bağırıp çağırsalar,
Bunlardan, hiç haberi olmazdı zerre kadar.

Dediler ki: (Efendim, siz durunca namaza,
Hiç dünya düşüncesi gelmez mi yadınıza?)

Buyurdu ki: (Allah’ın huzurundayım artık.
Başka bir şey düşünmek, hiç olur mu muvafık?

Namazlarda, daima şu gelir ki kalbime:
Nasıl cevap veririm mahşer günü Rabbime?

Cennete mi giderim, yoksa Cehenneme mi?
Çok zaman, bu düşünce meşgul eder kalbimi.)

Gündüz oruçlu idi, kılardı gece namaz.
Bunlardan başka bir şey, vermezdi ona bir haz.

Bir kimse, kendisini, gelmiş idi görmeye,
Baktı, namaz kılıyor, başladı beklemeye.

Selam verip dedi ki: (Safa geldin kardeşim.
Biraz çabuk söyle ki, acildir zira işim.)

Şaşırdı gelen adam, arz etti ki: (Hayırdır.
Bu kadar acil olan ne gibi işin vardır?)

(Ölümü bekliyorum) buyurup o gelene,
Başka şey söylemeden, namaza durdu yine.

Ruhunu, namazdayken vermeyi istiyordu.
Bunun için, namazdan çıkmak istemiyordu.

Vefatlarından sonra, bir mübarek veliyi,
Bir gece, rüyasında görmüştü bir sevdiği.

Sordu: (Ne muamele eyledi Allah size?)
Buyurdu: (Keşf, keramet gibi neyim var ise,

Hiç işe yaramadı onların bir tanesi.
Olmadı hiç birinin bana bir faidesi.

Yalnız bir gece vakti, iki rekat bir namaz,
İmdadıma yetişti, azaptan oldum halas.)

Sehl-i Tüsteri vardı, asrının bir tanesi.
Ve Zünnun-i Mısri’nin makbul bir talebesi.

Namaza, fevkalade verirdi ehemmiyet. 
Talebesine dahi bunu öğütlerdi hep.

Ömrünün sonlarında, nihayet oldu hasta.
Eli ve ayakları tutmaz oldu adeta.

Lakin günde beş defa, namaz vakitlerinde,
Olurdu a’zaları, eski kuvvetlerinde.

Yine Hallac-ı Mansur vardı ki evliyadan,
O, hep namaz kılardı gece gündüz durmadan.

Öyle çok yapardı ki o ibadet ve taat,
Her gün namaz kılardı istisnasız bin rekat.

Hatta bu âdetini, bir gün aksatmamıştı.
Yalnız öldüğü gece, beşyüz rekat kılmıştı.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Yazarlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Referandumun durumu ne olacak? Yada neler yapilacak? Sizce nasıl olacak?
HAYIR
evet
son durumu ne olacak
© Copyright 2018 VİRANŞEHİR GUNCEL,Viransehir,viransehir haber,vira. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
HABERSAL.NET İHA ABONESİDİR.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi

Viransehirguncel
Haber Sitenizi Kurun İletisim : ToprakMedia.CoM By Desing ALpeR