İŞTE DÜNYA HAYATI..

Öte yandan Abdullah b. Ömer, Ebü’d-Derdâ ve Osman b. Maz’ûn gibi sürekli ibadetle meşgul olup kendilerini ve aile­lerini dünya nimetlerinden mahrum bı­rakan kimselerin davranışları da Hz. Pey­gamber tarafından hoş karşılanmamış, ölçüsüz bir şekilde dünyaya sarılmak kadar dün­yayı terketmek ve bir tür ruhbanlık ha­yatına yönelmek de doğru bulunmamış­tır. Kur’an’da kötülenen dünyadan maksat madde ve şahsî çıkardır. Mal, mevki, şeh­vet, lüks ve israf gibi tutku ve eğilim­ler kınanırken manevî değerlere ve uhrevî hayata bağlılık gösterilmesi isten­miştir. Hz. Peygamber, yaşadığı hayat itiba­riyle dünya karşısında takınılması gere­ken tavrın nasıl olması gerektiğini gös­termiştir. Nitekim, “Uhud dağı kadar al­tınım olsa üç günden fazla saklamazdım” demiş, hayatı boyunca dünyalığa önem vermemiş, vefatından sonra birkaç şah­sî eşyasından ve çok az miktarda mal­dan başka bir şey bırakmamış, ilk iki halifesi de bu yolda onu takip etmiştir. Bununla beraber Hz. Peygamber, “Dünya malı tatlıdır, çekicidir” sözüyle herkesin dünyaya ve maddeye karşı kendisi gibi davranamayacağını da ifade etmiştir. Nitekim müslümanların servet edinme­lerini tasvip etmiş, dinin servetle ilgili olarak getirdiği yükümlülüklerin ifa edil­mesi şartıyla zenginliğin iyi bir şey ol­duğunu söylemiştir. Onun dünya karşı­sındaki tavrı ve sözleri bir tavsiye ve uya­rı niteliğindedir. İnsanda maddeye ve şahsî çıkara karşı doğuştan bir eğilim, hatta hırs bulunduğundan İslâm dini ki­şileri dünya nimetlerine teşvik etme ye­rine onların dünya ile ilgili davranışları­nı düzene koymaya özen göstermelerini istemiştir. İslâm’ın manevî değerleri ve âhiret hayatını üstün tutan, ancak buna aykırı olmayan dünya nimetlerini ve zenginligini de onaylayan tutumuna rağmen çok geçmeden İslâm toplumunda yoz­laşmalar başladı. Toplumun bir bölümü kendini servet, lüks ve ihtişam hırsına kaptırıp âhireti ihmal ederken bir ke­sim de bütünüyle âhirete yönetip dün­yayı dışladı. İç savaşlar, sefahat ve din­den uzaklaşma hareketlerinin yanı sıra özellikle Hıristiyanlık, İsrâiliyat, Hint din­leri ve diğer dış kültürlerden gelen te­sirlerle dünyadan el etek çekip kendini tamamıyla âhirete veren ve dünyaya kü­senlerin sayısı gittikçe artmaya başladı. Dünya hayatını terkedip bir köşeye çe­kilenler evliya ve örnek insanlar olarak kabul edildi. “Dünyaya karşı soğuk du­ranlar” anlamındaki zühhâd kelimesiyle ifade edilen zümrenin ortaya çıkışı ve bunların herkesten saygı görmesi, son­raları bu zihniyetin daha da güçlenerek tasavvufta devam etmesine ve dünyaya karşı ilgisiz, işsiz güçsüz bir grubun or­taya çıkmasına yol açtı. Tasavvufî ve ah­lâkî eserlerde dünyadan nefret etme­nin fazilet olduğunu işleyen konular ağırlık kazandı. İnandırıcı olmak için de hadisler uyduruldu, İsrâiliyat’a başvu­ruldu, hatta ruhbanlann sözleri delil ola­rak gösterildi. Bazı kaynaklarda Resûlullah’a nisbet edilen rivayetlere göre dün­ya ve onda olan her şey mel’undur; bü­tün günahların başı dünya sevgisidir; dünya mümin için zindan, kâfir için cen­nettir. Bir kısmı sahih kabul edi­len bu tür rivayetlerin meydana getirdi­ği olumsuz havayı etkisiz kılmak iste­yen çevreler de yine hadisleri veya ha­dis olduğu ileri sürülen sözleri kullandı­lar ve böylece bozulduğuna inandıkları dünya-âhiret dengesini yeniden kurma­ya çalıştılar. İlk dönemdeki Sünnî, Mu’tezilî, Şiî ve Haricî âbid ve zâhidlerin büyük çoğunluğu dünyayı çeşitli şekillerde kötülüyor, ancak bun­dan dünyayı tamamıyla terketme anla­mını çıkarmıyordu. Bununla beraber bu dönemde dünyadan yüz çevirip inzivaya çekilen, hatta harabelerde, mezarlıklar­da ve mağaralarda tek başına yaşayan âbid ve zâhidlere de rastlanmış, bunla­rın sayısı gittikçe artmıştır. Zâhid ve sû-fîlerin büyük çoğunluğu, nefret ettikle­ri ve lanetledikleri dünyayı (maddeyi ve maddeciliğil kötülemek için son derece ağır ve tahkir edici sözler kullanmışlar­dır.
Bu makale 2017-06-27 20:41:02 eklenmiş ve 138 kez görüntülenmiştir.
Mustafa Çiçekli

Öte yandan Abdullah b. Ömer, Ebü’d-Derdâ ve Osman b. Maz’ûn gibi sürekli ibadetle meşgul olup kendilerini ve aile­lerini dünya nimetlerinden mahrum bı­rakan kimselerin davranışları da Hz. Pey­gamber tarafından hoş karşılanmamış, ölçüsüz bir şekilde dünyaya sarılmak kadar dün­yayı terketmek ve bir tür ruhbanlık ha­yatına yönelmek de doğru bulunmamış­tır. Kur’an’da kötülenen dünyadan maksat madde ve şahsî çıkardır. Mal, mevki, şeh­vet, lüks ve israf gibi tutku ve eğilim­ler kınanırken manevî değerlere ve uhrevî hayata bağlılık gösterilmesi isten­miştir.

Hz. Peygamber, yaşadığı hayat itiba­riyle dünya karşısında takınılması gere­ken tavrın nasıl olması gerektiğini gös­termiştir. Nitekim, “Uhud dağı kadar al­tınım olsa üç günden fazla saklamazdım” demiş, hayatı boyunca dünyalığa önem vermemiş, vefatından sonra birkaç şah­sî eşyasından ve çok az miktarda mal­dan başka bir şey bırakmamış, ilk iki halifesi de bu yolda onu takip etmiştir. Bununla beraber Hz. Peygamber, “Dünya malı tatlıdır, çekicidir” sözüyle herkesin dünyaya ve maddeye karşı kendisi gibi davranamayacağını da ifade etmiştir. Nitekim müslümanların servet edinme­lerini tasvip etmiş, dinin servetle ilgili olarak getirdiği yükümlülüklerin ifa edil­mesi şartıyla zenginliğin iyi bir şey ol­duğunu söylemiştir. Onun dünya karşı­sındaki tavrı ve sözleri bir tavsiye ve uya­rı niteliğindedir. İnsanda maddeye ve şahsî çıkara karşı doğuştan bir eğilim, hatta hırs bulunduğundan İslâm dini ki­şileri dünya nimetlerine teşvik etme ye­rine onların dünya ile ilgili davranışları­nı düzene koymaya özen göstermelerini istemiştir.

İslâm’ın manevî değerleri ve âhiret hayatını üstün tutan, ancak buna aykırı olmayan dünya nimetlerini ve zenginligini de onaylayan tutumuna rağmen çok geçmeden İslâm toplumunda yoz­laşmalar başladı. Toplumun bir bölümü kendini servet, lüks ve ihtişam hırsına kaptırıp âhireti ihmal ederken bir ke­sim de bütünüyle âhirete yönetip dün­yayı dışladı. İç savaşlar, sefahat ve din­den uzaklaşma hareketlerinin yanı sıra özellikle Hıristiyanlık, İsrâiliyat, Hint din­leri ve diğer dış kültürlerden gelen te­sirlerle dünyadan el etek çekip kendini tamamıyla âhirete veren ve dünyaya kü­senlerin sayısı gittikçe artmaya başladı. Dünya hayatını terkedip bir köşeye çe­kilenler evliya ve örnek insanlar olarak kabul edildi. “Dünyaya karşı soğuk du­ranlar” anlamındaki zühhâd kelimesiyle ifade edilen zümrenin ortaya çıkışı ve bunların herkesten saygı görmesi, son­raları bu zihniyetin daha da güçlenerek tasavvufta devam etmesine ve dünyaya karşı ilgisiz, işsiz güçsüz bir grubun or­taya çıkmasına yol açtı. Tasavvufî ve ah­lâkî eserlerde dünyadan nefret etme­nin fazilet olduğunu işleyen konular ağırlık kazandı. İnandırıcı olmak için de hadisler uyduruldu, İsrâiliyat’a başvu­ruldu, hatta ruhbanlann sözleri delil ola­rak gösterildi. Bazı kaynaklarda Resûlullah’a nisbet edilen rivayetlere göre dün­ya ve onda olan her şey mel’undur; bü­tün günahların başı dünya sevgisidir; dünya mümin için zindan, kâfir için cen­nettir. Bir kısmı sahih kabul edi­len bu tür rivayetlerin meydana getirdi­ği olumsuz havayı etkisiz kılmak iste­yen çevreler de yine hadisleri veya ha­dis olduğu ileri sürülen sözleri kullandı­lar ve böylece bozulduğuna inandıkları dünya-âhiret dengesini yeniden kurma­ya çalıştılar. İlk dönemdeki Sünnî, Mu’tezilî, Şiî ve Haricî âbid ve zâhidlerin büyük çoğunluğu dünyayı çeşitli şekillerde kötülüyor, ancak bun­dan dünyayı tamamıyla terketme anla­mını çıkarmıyordu. Bununla beraber bu dönemde dünyadan yüz çevirip inzivaya çekilen, hatta harabelerde, mezarlıklar­da ve mağaralarda tek başına yaşayan âbid ve zâhidlere de rastlanmış, bunla­rın sayısı gittikçe artmıştır. Zâhid ve sû-fîlerin büyük çoğunluğu, nefret ettikle­ri ve lanetledikleri dünyayı (maddeyi ve maddeciliğil kötülemek için son derece ağır ve tahkir edici sözler kullanmışlar­dır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Yazarlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Referandumun durumu ne olacak? Yada neler yapilacak? Sizce nasıl olacak?
HAYIR
evet
son durumu ne olacak
© Copyright 2018 VİRANŞEHİR GUNCEL,Viransehir,viransehir haber,vira. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
HABERSAL.NET İHA ABONESİDİR.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi

Viransehirguncel
Haber Sitenizi Kurun İletisim : ToprakMedia.CoM By Desing ALpeR